Andreas Vetr

OPFER: Um das Gewünschte zu erreichen, muss man bereit sein etwas zu opfern.

OPFER: Um das Gewünschte zu erreichen, muss man bereit sein, etwas zu opfern.

“Alles, was einen Wert besitzt, hat auch seinen Preis.”

Eine Führungskraft trifft die Entscheidung, Demütigung, Herabwürdigung und verschiedene Formen von Leiden zu ertragen, obwohl sie dies jederzeit beenden könnte. Sie beurteilt, ob das Ziel, die Vision, die Mission es wert ist, all das zu ertragen.

„Ist es mein Ziel wert, auf dem Weg dorthin viel zu ertragen?“

English:

SACRIFICE: To achieve what is desired, one must be willing to give something.

“Anything that holds value also has a price.”

A leader chooses to endure things like humiliation, degradation, and various forms of suffering, even though they could end it at any time. The leader assesses whether the goal, the vision, the mission is worth enduring all of that.

“Is my goal worth enduring a lot on the way there?”

Turkish:

FEDAKARLIK: İstenileni elde etmek için bir şeyler vermeye hazır olmak gerekir.

“Değer taşıyan her şeyin bir bedeli vardır.”

Bir lider, aşağılanma, küçük düşürülme ve çeşitli acı çekme biçimleri gibi şeylere katlanmayı seçer, bunları istediği her an sona erdirebilirken. Lider, hedefin, vizyonun, misyonun bütün bunları katlanmaya değer olup olmadığını değerlendirir.

“Hedefim, bu yolculukta çok şeyi katlanmaya değer mi?”